Doğa Gok yasaları


• 23/11/2007 - Tığ işi örgü elbiseler derya baykal ve örgü takımlar orgu elbise

Kategori: ozel urunler

Tığ işi örgü elbiseler derya baykal ve örgü takımlar orgu elbise ve takimlar yazlik

01-1
01-2

01
Модель 03
Модель 25-26
Модель 12
Модель 03

yazlık bu tığ işi örgü ile yapılmış elbise ve örgü takım  modelleri çok şık.plajda ve bikinilerin üstüne giymek
için ideal.Pembe beyaz mavi renkler modellerle olağanüstü uyumlu olmuş

 

derya baykal İnternet Örgü Dantel Dergisi,yazlık örgü modelleri,yazlık modeller,yazlık bebek örgüleri,merserize örgüler,tığ işi dantel örgüler,şişle yapılmış örgü modelleri,şemalı örgüler,anlatımlı örgüler derya baykal Tığ işi örgü telbiseler ve örgü takımlar orgu elbise ve takimlar yazlik

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 15/11/2007 - Bel fıtığı nedir?

Kategori: ozel urunler

Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Fıtıklaşan yani içerden dışarıya doğru taşan disk omurilik kanalı içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder.

Bel fıtığı nasıl oluşur?

Ağır bir yükü kaldırmak veya ters bir hareket yapmak gibi pek çok dış faktörün yanında kişiye ait faktörler de bel fıtığının oluşmasında önemli rol oynarlar. Çünkü öyle insan vardır ki 120 kg kaldırır, hiç birşey olmaz; öylesi de vardır ki 5 kg kaldırır, bel fıtığı olur.

Kişiye ait faktörlerin başında ise omur kemikleri arasında bulunan ve disk adı verilen kıkırdaklardaki dejenerasyon gelir. Bu disklerin ihtiva ettiği su oranı çocukluk yaşlarından itibaren yavaş yavaş azalmaya başlar. Buna disklerdeki beslenme bozukluğu ve mikro seviyedeki değişiklikler ile kimyasal değişiklikler de eşlik eder. Disk zamanla elastikiyetini yitirir, artık kuvvet aktarma ve kuvveti çevre dokularda dengeli bir şekilde yayma görevini yapamaz olur. Mikro düzey de bulunan çatlaklar üzerine aşırı yük binince veya kişi yanlış bir hareket yaptığında diskin içindeki yumuşak kısım etrafındaki kapsülü kolayca yırtarak dışarıya doğru çıkar ve bel fıtığı oluşur. Yani zemin hazır olduktan sonra bardağı taşıran son bir damla gerekmektedir ki bu hafif bir cismi kaldırmak ve ya sadece öksürmek de olabilir.

Bazı ailelerin tüm fertlerinde kıkırdak yapıdaki dejenerasyon nisbeten daha erken yaşlarda olmakta, dolayısıyla daha sık ve kolay bel fıtığına yakalanmaktadırlar. Oyle aileler vardır ki dedesini, babasını ve çeşitli yakın akrabalarını bel fıtığından ameliyat etmişizdir. Yani kıkırdak yapıdaki dejenerasyonun genetik bir yönünün olduğu da söylenebilir.

Bel fıtığının belirtileri nelerdir?

Bel ve bacak ağrısı en belirgin şikayettir. Fakat bazen bel veya bacak ağrısından sadece biri de bulunabilir. Ağrıyla birlikte bacaklar da uyuşma ve hastalık ilerledikçe kuvvet kaybı da görülebilir. Bazen orta hattan omurilik kanalına doğru uzanarak sinirleri sıkıştıran büyük bel fıtıklarında idrar ve büyük abdestini tutamama veya yapamama gibi bozukluklar ile bacaklarda felce doğru gidiş ortaya çıkabilir. Hastalığın bu derecede ilerlemesine müsaade edilmemeli, zamanında müdahale ile uygun bir tedavi gerçekleştirilmelidir. Bel fıtığında, bel ve bacak ağrısı yürümekle, iş yapmakla ve ayakta kalmakla, öksürmekle artarken sert yatakta yatmakla azalabilir.


Bel f ıtığından nasıl korunulabilir?

Diğer hastalıklarda olduğu gibi bel fıtığına da yakalanmamak en iyisidir. Yani tedbirler hastalığa yakalanmadan önce alınmalıdır. Kişi hiç bir zaman çok ağır bir yükü kaldırmamalı, bir yük kaldıracaksa mutlak surette dizlerini kırarak o cismi yerden almalı ve o şekilde kaldırrnalıdır. Yani belden eğilerek kaldırmamalıdır. Hiçbir cismi uzanarak almamalıdır. Mesela raftan kitap alırken uzanmamalıdır. Telefon bile çalsa, uzanarak almamalıdır. Daima cisimlere yaklaşarak, ara da mesafe bırakmaksızın almalıdır. Sağlıklı iken bel ve karın adalelerini güçlendirici egzersizler yapmak yararlıdır. Bu konuya aşağıda 50 tavsiye bölümünde daha açık bir şekilde değineceğiz.

Teşhis nasıl konur?

Bel ve bacak ağrısı ile seyreden hastalıklar çok çeşitlidir. Yani bel ve bacak ağrısı bulunan her hastaya "mutlaka bel fıtığıdır" peşin hükmü ile yaklaşmamak gerekir. Bel fıtığını taklit eden daha pekçok hastalık vardır. Basit bir spor yaralanmasından romatizmaya, enfeksiyon hastalıklarından kansere kadar birçok hastalık bel ve/veya bacak ağrısıyla seyredebilir. Bu nedenle öncelikle teşhisin ne olduğu net olarak ortaya konmalıdır. Çünkü tedavide başarıya giden yol herşeyden önce doğru teşhisten geçer. Bunun için de ilgili uzman hekime müracaat etmek gerekir. Hekim hastanın şikayetlerini dinleyecek, muayenesini yapacak ve hastalığıyla ilgili tüm tetkik ve tahlilleri yaptıracaktır.

Düz röntgen filmleri bugün de değerini korumakta olup, ihmal edilmemelidir. Ancak belden iğne yapılıp içeriye kontrast madde verildikten sonra film çekilmesi tekniği (Myelografi) giderek daha az kullanılmaktadır. Çünkü günümüzde görüntüleme teknik leri çok ilerlemiş ve artık hastanın belinden iğne yapılmasına gerek kalmayacak seviyeye gelmiştir. Aslında son yirmi yıl içerisinde kullanım alanına giren noniyonik kontrast maddeler iğne tekniğinin yan etkilerini oldukça azaltmıştır. Fakat buna rağmen bizzat iğne tekniğinin kendi yan etkileri olabildiğinden dolayı myelografiden mümkün mertebe uzak durmakta yarar vardır. Bunun yeri ne güçlü manyetik rezonans cihazları tercih edilmelidir.

Bel fıtığının teşhis ve ayırıcı teşhisisinde EMG dediğimiz tetkik yöntemi de yararlıdır. Çünkü bu yöntem ile hastada bulunan bozuklukların sinir dokusuna mı, yoksa kas dokusuna mı ait olduğu ortaya konabilmekte, diğer hastalıkların bel fıtığından ayırımı yapılabilmektedir. Bazen de bu teknik, cerrahın ameliyat kararını bile etkileyebilmektedir.

Bel ve/veya bacak ağrısı bulunan bir hastada genellikle bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans gibi ileri tetkik yöntemlerine başvurulur.

Ozellikle manyetik rezonans görüntüleme metodu teşhiste ve ayırıcı teşhiste büyük kolaylıklar sağlar. Ayrıca hastanın X-ışını almaması ve çeşitli planlarda mevcut olan üstün görüntüleme yeteneği manyetik rezonansı son yıllarda giderek daha da öne çıkarmaktadır.

Neticede; yapılan muayene, tetkik ve tahliller sonucunda hastanın bel fıtığı olup olmadığı, bel fıtığı ise hangi safhada olduğu net olarak ortaya konacaktır. Yani bel fıtığı teşhisinin konmuş olması yeterli değildir. Hastalığın hangi safhada olduğunu da tesbit etmek gerekir. Çünkü tedavinin şekli buna göre değişecektir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 13/8/2007 - Domates Damar Tıkanıklığını Önlüyor

Kategori: ozel urunler

Domates Damar Tıkanıklığını Önlüyor


Editör: Gülşah Balaban
editor@realage.com.tr

Daha önce kansere karşı etkili olduğu belirlenen domatesin bir faydalarına bir yenisi eklendi. Bilimadamları domatesin kanı daha akışkan hale getirerek damar tıkanıklığı ve daralmasını engellediğini açıkladı. Domates suyu da benzer bir etki yapıyor.

Vücutta bir yara açıldığı zaman kanın pıhtılaşmasını sağlayarak kan kaybını engelleyen kan pıhtısı hücreleri çok yoğun olduğu zaman damar tıkanıklığı ve daralmasına neden olabiliyor.

Bazı kişilerde de pıhtılaşmayı sağlayan ‘Platelet’ maddesi çok yoğun olarak bulunuyor, bu da damardaki kan akışını giderek zayıflatıyor ve zamanla damar tıkanıklığına neden oluyor. Yapılan araştırmalar domateste bulunan bir maddenin pıhtı hücrelerinin neden olduğu kan yoğunluğunu azalttığını ve kanı daha akışkan hale getirdiğini gösterdi.

SUYU DA YARARLI

Sonuçları İngiliz Platelet dergisinde yayınlanan araştırmaya göre; domatesin çekirdeğinin çevresindeki sarı sıvı işte bu etkiyi yaratıyor. Yani domates yemek ve domates suyu içmek faydalı. Üstelik domatesin kanı akışkan hale getiren ilaçlar gibi yan etkileri de yok.

BOL BOL DOMATES YİYİN

Uzmanlar sigara içenlere, doğum kontrol hapı kullanan kadınlara, uzun yolculuklar yapanlara, bütün gün oturarak çalışanlara kanı akışkan hale getirmek için bol bol domates yemesini tavsiye ediyor.


06.06.2006 06:06:00

Hekimce

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 2/8/2007 - Ağız kokusu // Bitkisel Tedavi

Kategori: ozel urunler






ağız kokusu insanın hem kendisi, hem de etrafı için rahatsız edicidir. her şeyden önce kokunun nereden kaynaklandığı doktor tarafından tespit edilmelidir. bozuk dişler, bademcik iltihabı, ağız içindeki çıban, burun ve mide hatta kabızlık bu kokuya neden olabilir.

ağız şişlerinde yoğurt otu ile gargara yapılır. bademcik iltihabına adaçayı ile gargara iyi gelir. burun için ise, burun içine ılık adaçayı çekilir. ardıç yağının birkaç damlası ılık suya konulup yudum yudum içilirse ağız kokusuna iyi gelir.

tere otu tohumunu çiğnemek de ağız kokusunu yok eder. ağız kokusu şayet ağızdaki bir şişlikten ileri geliyorsa, mür ağacı hülasasından 30 � 40 damlayı ılık suyun içine damlatarak sık sık gargara yapın. pelin otu çayı paslanmış dil ve ağız kokusuna iyi gelir. pelin otu�nu bir fincan çayın içine yarım kaşık koymalıdır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 22/7/2007 - Evde Rahatlıkla Yapabileceğiniz Doğal Maskeler...:))

Kategori: ozel urunler


Genç veya yaşlı diye bir sınıflandırma yapmaksızın tüm kadınların eşlerine sevgililerine güzel gözükmek adına başvurdukları yöntemlerden bir tanesi elbetteki maskelerdir. Kimisi evde bilindik malzemeleri karıştırarak maskesini oluşturur kimiside bir sürü paralar vererek piyasada satılan maskelerden satın alır. Açık konuşmam gerekirse eğer üniversiteye başlayasıya kadar bende genellikle dışarda satılan ürünlere ilgi gösterirdim. Yaşımında küçük olmasından yola çıkınca öyle aman aman bir maske yapmayada ihtiyacım olmazdı... Ancak okula başlamamla birlikte canım ev arkadaşımla - kulakları çınlasın - maskelerimizi kendimiz evdeki malzemeleri karıştırarak elde etmeye çalışırdık:)) Öğrencidir züğürttür mantığından yola çıkarak yapmıyorduk elbette bunları, tek amacımız evdeki malzemeleri kullanarak doğal bakım ürünleri yapabilmeyi başarıp başaramayacağımızı görmekti.

Bunun için ilk etapta ikimizde bildiğimiz malzemelerin özelliklerini bir kenara not ettik. Daha sonrasında da internetten evde neyi nasıl yapabileceğimizin araştırmasına giriştik... Sonuç tek kelimeyle mükemmel oldu diyebilirim. Ben halen o zamanlarda yapmış olduğum maskeleri 15 günde birde olsa mutlaka yapmaya özen gösteriyorum. Hoş arada tembellik yaptığımda oluyor ya neyse:))

Maskeler bilindiği üzere cildi besler, temizler, sinirleri gevşetir, yağ ve nem oranını ayarlar, kan dolaşımını hızlandırır ve herşeyden önemlisi cilde taze, bakımlı bir özellik verir. Cildinizi temizledikten sonra kendinize rahatlıkla uygulayabilirsiniz.

NORMAL CİLTLER İÇİN MASKE

Bal Maskesi: Yüzünüzü önce ılık suyla yıkayıp temizleyin. İki çorba kaşığı süzme bal, iki çorba kaşığı un ve bir yumurtanın akını karıştırdıktan sonra yüzünüze sürüp 20 dakika kadar bekleyin. Maske iyice kuruduktan sonra önce sıcak suyla sonra da soğuk suyla yıkayarak yüzünüzü temizleyin.
Not: Ben karma cilt yapısına sahip olduğum halde bu maskeden son derece memnunum.
YAĞLI CİLTLER İÇİN MASKE

Kil Maskesi: Üç çorba kaşığı kilin üzerine üç çorba kaşığı sıcak su, üç damla zeytinyağı koyarak karıştırın. Çamuru göz kenarlarına ve dudaklarınıza bulaşmayacak biçimde yüzünüze sürün. Cildinizin gerginleşme durumuna göre 10 dakika kadar yüzünüzde tutun. Sonra ılık limonlu suyla yüzünüzü temizleyip bol duru suyla yıkayın. Bu maske özellikle sivilceli ve siyah noktalı ciltlere uygundur. Bu maske en az bir hafta arayla yapılmalıdır.

KURU CİLTLER İÇİN MASKE

Patates Maskesi: Büyük bir patatesi haşlayıp soyduktan sonra bir fincan süt ve bir yumurtanın sarısı ile püre kıvamında ezin. Cildinizin dayanacağı sıcaklıktaki püreyi yüzünüze sürün, yüzünüzü bir havlu ile örterek 20 dakika kadar bekleyin. Daha sonra önce sıcak sonra soğuk hatta buzlu suyla yüzünüzü yıkayın.

Sizinde evde yapıp kullandığınız bu sekilde doğal maskeleriniz varsa tariflerinizi büyük bir merakla bekliyoruzz....Sevgiyle ve her zaman ışıl ışıl parıldayan bir ciltle kalın:))

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 7/7/2007 - SELÜLİT İÇİN

Kategori: ozel urunler
20 aspirin,
10 limon suyu çıkarın.
Limon suyu kadar susam yağı karıştırın ve cilde masaj yapın
SUNA DUMANKAYA

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


Hakkımda

Şifalı bitkiler , Doğa , enerji , şifa , hastahane , kabalık

Kategoriler

Arkadaşlar

ibretlik

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Blog RSS

Son Yorumlar

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
Son Sayfa |