Doğa Gok yasaları


• 15/11/2007 - Astım Nedir?

Kategori: mevyalar
Çok uzun süredir astımla yaşıyor olsanız bile, astımın tam olarak ne olduğunu, vücudunuz üzerindeki etkilerini ve bu sağlık durumunu nasıl kontrol altına alabileceğiniz konusunda yardıma ihtiyaç duyabilirsiniz. Kendinizi daha iyi hissetmeye astım hakkındaki tüm gerçekleri öğrenerek başlayın.

Astım akciğerlerinizde meydana gelen kronik bir rahatsızlık olup, iki farklı boyutu vardır:


Daralma
(Constriction) Akciğerlerinizdeki hava yollarının etrafındaki kaslar beraberce kasılır veya daralır. Bu daralmaya genel olarak "bronkokonstriksiyon" denir, ve akciğerlerinizin nefes alıp vermesini zorlaştırabilir.
İltihaplanma
(Inflammation) Astım hastasıysanız, akciğerlerinizde bulunan hava yollarınız genelde şişik ve rahatsızdır. Nöbet başladığı zaman daha da şişer ve rahatsızlanır. Doktorunuz bu şişme ve rahatsızlıktan "iltihaplanma" olarak bahsedebilir. İltihaplanma, ciğerlerinizden alıp verebildiğiniz hava miktarında azalmaya sebep olabilir.


Daralma ve iltihaplanma; hırıltılı solunum, öksürük, göğüs darlığı ve nefes darlığı gibi semptomlara yol açabilir. Ayrıca, tedavi edilmediği takdirde, astım uzun vadede akciğer işlevlerinin kaybına da sebep olabilmektedir.

Astımınız varsa ve herhangi bir tetikleyiciye maruz kalırsanız, akciğerlerinize giden hava yolları her zamankinden daha çok şişerek iltihaplanır ve nefes almanız zorlaşır. Hava yollarını çevreleyen kasların daralması sonucu hava yolları da kasılır ve mukoza oluşması nedeniyle "tıkanırlar".

Astım semptomlarınızın alevlenmesine yol açan birtakım tetikleyiciler vardır. Bunların arasında alerjiler, enfeksiyonlar ve eviniz veya ofisinizde maruz kalabileceğiniz kuvvetli koku veya buharlar olabilir. Herhangi bir tetikleyiciye maruz kalıp tepki verdiğiniz zaman, hava yollarınız diğer tetikleyicilere karşı daha da hassaslaşır. Bundan dolayı, astımınızı sürekli olarak kontrol altında tutmanız önemlidir. Semptomlarınızın kuvvetli olmadığı zamanlarda bile hava yollarınız iltihaplı kalabilir.
 
Bronşit nedir? Koah nedir?
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), amfizem ve kronik bronşiti kapsayan bir hastalık grubudur. KOAH'ın en sık görülen özelliği, akciğerlerinize giren ve akciğerlerinizden çıkan havayı nefes darlığına neden olacak derecede kısıtlayabilmesidir.

Amfizem

Amfizem, alveollerdeki hava boşluklarında, alveol duvarlarının yıkımıyla oluşan anormal ve kalıcı genişlemedir (açık bir nedbeleşme yoktur). Klasik semptomu nefes darlığıdır.

Kronik Bronşit

Kronik bronşit, fazla miktarda mukusun oluştuğu sürekli öksürük durumudur. Kronik öksürük art arda iki yıl içinde, yılda en az 3 ay görülür.

KOAH'ın neden olduğu akciğer tahribatını hiçbir şey geri döndüremez. KOAH'ın ilk evrelerinde, sadece hafif bir nefes darlığı ve arasıra öksürük krizleri görülebilir. İlk başlarda, çoğu kişi KOAH hastalığına yakalandığının farkında olmaz. İlk semptomlar genel bir hastalık hissi, artan sıklıkta nefes darlığı, öksürük ve ötmedir. Ancak, hastalık ilerledikçe semptomlar ağırlaşır.

Sigara, KOAH'ın en önde gelen nedenidir ve bildirilen tüm vakaların %90'ından sorumludur. Sigara içen her 5 kişiden biri, yaşamı esnasında KOAH geliştirme riskiyle karşı karşıyadır. Ancak, KOAH riski taşıyanlar yalnızca sigara içenler değildir. Daha önce sigara içmiş olanlar ve sürekli sigara dumanına maruz kalanlar (pasif içiciler) da KOAH için potansiyel adaylardır. Sigarayı bırakmak, akciğer fonksiyonlarının KOAH'a bağlı olarak gerilemesini yavaşlatabilir.

KOAH Gerçekleri

KOAH çoğunlukla iki farklı hastalıktan oluşan karmaşık bir sağlık durumudur. Bu iki hastalık hava yollarının engellenmesi ile ilgili kronik bronşit ve amfizemdir. Aşağıda bu hastalık ve tedavisi hakkında bazı bilgiler bulacaksınız:
  • Akciğerleriniz çok uzun süre rahatsız veya iltihaplı kaldığında kronik bronşit oluşur. Rahatsız olan akciğerleriniz yüzünden öksürük yakanızı bırakmaz. Bronşit çok uzarsa, akciğerlerinizde hasar ve berelenmeye yol açar. Mukoza ve berelenmiş doku, akciğerlerinizin hava alıp verme fonksiyonunu sekteye uğratır ve nefes darlığına neden olur.

     
  • Amfizem akciğerlerinizde dönüşü olmayan bir hasara yol açar. Amfizem, akciğerlerinizde alveoli adı verilen küçük hava keseciklerini etkiler. Bu kesecikler, havadan kana oksijen geçmesini ve karbondioksidin vücuttan atılmasını sağlar. Hava girip çıktıkça, alveoli genişler ve daralır. Amfizemde ise, aynı eski bir lastik bantta olduğu gibi, akciğerler esnekliğini kaybeder. Böylece, alveoli genişler ve nefes almayı zorlaştırır. İleri düzey amfizemde, akciğerlerde geniş boşluklar meydana gelir. Alveoli kana oksijen transfer edebilse de, boşluklar aynı işi yapamaz - amfizem hastaları bundan dolayı nefes darlığı çeker.

     
  • Nefes darlığı, kronik öksürük ve yoğun balgam en sık görülen KOAH semptomlarıdır.

     
  • Gerek bronşit, gerekse amfizemin sigarayla yoğun ilişkisi vardır. Sigara içen KOAH hastaları, akciğerlerini daha fazla hasara uğratırlar; sonuç olarak, oksijen almakta daha çok zorlanırlar.

     
  • KOAH tedavisinin iki ana hedefi vardır. Birincisi semptomları azaltmak, ikincisi de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak. Şu an için KOAH'ı ortadan kaldıran bir tedavi bulunmamaktadır. Ancak, sigaradan uzak durarak bu hastalık çok büyük ölçüde önlenebilir.

     
  • Sigarayı bırakmak KOAH semptomlarını azaltır ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.

     
  • Hastalığı ilerledikçe kişinin hayat kalitesi de düşer. Hastalığın ilk evrelerinde az miktarda nefes darlığı görünür. İleri evrelere erişmiş KOAH vakalarında ise hastalar harici oksijene ve mekanik nefes alma cihazlarına ihtiyaç duyabilir.

     
  • Hastalığın derecesine göre, tedavi ciğerlere giden hava miktarını arttırmayı sağlayan bronkodilatörleri gerektirebilir. Bunlar düzenli olarak alınması gereken "bakım ilaçları" ve salbutamol, terbutalin vb. gibi kuvvetli semptomların ve krizlerin üstesinden gelmek için alınan "rahatlatıcı ilaçlar" olmak üzere ikiye ayrılırlar.

     
  • KOAH'ı kontrol altına almak ve daha sağlıklı bir yaşam için anahtarlar doğru beslenme, doktor konrolünde yapılacak düzenli bir egzersiz programı, düzenli uyku ve sigaradan uzak ortamlardır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 15/11/2007 - Polikistik Over Sendromu nedir? Yumurtlama nedir ?

Kategori: mevyalar
Polikistik Over Sendromu (PCOS), kadınlardaki önemli bir yumurtlama problemi. Sorun, toplumdaki her 5 kadından birinde görülebiliyor. Bunun için kadınların her yıl düzenli olarak jinekolojik muayenelerini yaptırmaları gerekiyor.


Polikistik Over Sendromu nasıl oluşur?
Kadın vücudunda bulunan iki yumurtalık, bir adet döneminde döllenmeye müsait bir olgun yumurta geliştirir. Bu yumurta gelişimini ve olgunlaşmasını “follikül” adı verilen içi sıvı dolu bir kesecikte tamamlar. Polikistik Over Sendromu’nda ise birçok yumurta aynı anda olgunlaşmaya çalışır fakat bunu başaramazlar. Sonuçta bir çok yumurta vardır ama bunların hiçbiri gelişip döllenme yeteneği kazanamazlar. Ultrason muayenesinde ise yumurtalıklar, içerisinde gelişmemiş yumurta bulunan bir çok kesecik yani birçok kist şeklinde görülür.

Polikistik Over Sendromu’ndan hangi durumlarda şüphelenilmelidir?
Çocuk sahibi olmak amacı ile tüp bebek merkezlerine başvuran kadınların yaklaşık % 20’sinde yumurtlama problemi mevcuttur. Yumurtlama problemlerinin en önde gelen sebebi ise Polikistik Over Sendromu adı verilen durumdur. Özellikle bir hanım düzensiz adet görüyor, tüylenmede artış mevcut ve kilosu da normalin üzerinde ise, bu sendromdan kuvvetle şüphelenilmeli ve gerekli muayene, ultrason ve tetkikler yapılarak durum açıklığa kavuşturulmalıdır.

Polikistik Over Sendromu’nun sebebi nedir?
Hastalığın gelişim mekanizmasında karbonhidrat metabolizmasını düzenleyen “insülin” hormonunun da etkili olduğu düşünülmektedir. Zira bu hastalar aynı zamanda kilolu kişilerdir. Aşırı kilo ise insülin direncine sebep olur. İnsülin direnci gelişmesi Polikistik Over Sendromu’nun tetikleyici nedenlerinden biri olabilir.

Hastalık nasıl tedavi edilir?
Tedaviyi planlarken öncelikle bu hastaların diyetisyen gözetiminde ideal kilolarına inmeleri sağlanmalıdır. Gerekirse insülin direncini kırmak için şeker hastalarında kullanılan “metformin” ilaç tedavisi bu dönemde kullanılabilir. Tıbbi tedavi ve kilo kaybı sonucunda adetlerde önemli oranlarda düzelme olabilmekte, yumurtlama probleminin ortadan kalkmasıyla bazen gebelik kendiliğinden oluşabilmektedir. Ancak bu işlemlerden sonra adet düzensizliği devam ediyorsa, yumurtlamayı uyaran ilaçlar ve hormon iğneleri uygulanabilir. Bu takipler sonucu gelişen yumurtalardan normal ilişki önerilerek veya aşılama yöntemi ile gebelik oluşturulmaya çalışılır. 3-4 kez yapılan takip ve aşılama ile gebelik elde edilememiş ise tüp bebek yöntemine geçilmesi önerilir.

Polikistik Over Sendromu kendini farklı bir karakterle gösterebilir mi?
Bazen ultrason muayenesinde yumurtalıkların görüntüsü Polikistik Over Sendromu gibi izlenebilir. Bunu gerçek Polikistik Over Sendromu ile karıştırmamak gerekir. Adetler düzenli olabilir, kilo fazlalığı ve tüylenmede artış olmayabilir fakat yapılan ultrason muayenesi sonucu yumurtalıkların polikistik görüntüde olduğu ifade edilebilir. Böyle durumlarda da 1 yıl korunmasız düzenli ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa mutlaka bir merkeze başvurulmalıdır.

Polikistik Over Sendromu olan kadınlara neler önerilir?
Polikistik Over Sendromu olan kadınlara gebelik sonrası da jinekolojik takipleri bırakmamaları ve yıllık muayenelere devam etmeleri önerilir. Bu hastalarda ileri yaşlarda şeker hastalığı başta olmak üzere bazı hastalıkların gelişimi söz konusu olabilmektedir. Bunu önlemek için aşırı kilo alımı engellenmeli ve gerekirse ilaçlarla düzenli adet görmeleri sağlanmalıdır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 2/8/2007 - Kalp Spazmı

Kategori: mevyalar
kalbi besleyen atardamarların kireçlenme ve kolesterol sonucunda daralması, bu şekilde daha az kan geçebilmesi nedeniyle ortaya çıkar. yemeklerden sonra veya süratli yürüme, merdiven çıkma, soğuk hava teneffüs etme anında zaman vakit sol göğüste bir ağrı hissedilir. bu ağrı sol omuza ve sol kola kadar yayılır ve hastaya nefes aldırtmaz. daha çok erkeklerde görülür. genellikle 5-10 dakika sürer. kalp spazmının en önemli yanı, enfarktüse yol açmasıdır.

bitkilerle tedavi
aşağıdaki bitkiler tedavide iyi sonuç verirler :

* alıç çayı
* anason
* kimyon

enfarktÜs
Önemli ve tehlikeli bir kalp rahatsızlığıdır. fransa'da ölümlerin % 20'si enfarktüsten olmaktadır.
kalbin bir bölgesinin, oraya besin ve oksijen taşıyan atardamardaki bir pıhtı ile tıkanması sonucu aniden ölmesidir.

nedenleri

* atardamar iltihabı
* kanda pıhtılaşma
* kolesterol veya kireçlenme sonucu atardamarın iç çeperinin daralması ve sertleşmesi
* kalp spazmı

belirtileri

* kalpte korkunç bir sancı ve sıkıntı
* sol kolda sancı
* bazen kusma ve geğirme
* solgunluk ve gözün parlaklığını yitirmesi
* tansiyon düşüklüğü

bitkilerle tedavi
aşağıdaki bitkiler gerek krizden önce, gerekse kriz anında kullanılırsa tedavide iyi sonuç verirler :

* alıç çiçeği ve meyvesi
* dişotu
* limonlu sarmısak

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 22/7/2007 - Meyvelerin Gücü Adına

Kategori: mevyalar
Soframızdan eksik etmediğimiz meyveler tam bir sağlık ve enerji deposu. Yüksek tansiyondan kansızlığa, kolesterolden soğuk algınlığına, stresten sindirim ve solunum rahatsızlıklarına kadar birçok rahatsızlığa bire bir gelen meyveler. Hangi meyvenin hangi rahatsızlığa iyi geldiğini öğrenmek istiyorsanız bu sayfa tam size göre.


Armut

Günde 3-4 tane armut yemek birçok sağlık sorununa iyi gelir.Yüksek tansiyonu olanlara çok faydalıdır. Ayrıca armut, A vitamini yönünden oldukça zengin bir meyve olan armut, böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar ve idrarı bollaştırır. Bu yüzden böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Hamile bayanlarda mide bulantısı ve kusmaları azaltır. Bunun yanında sinirleri yatıştırıcı, zihinsel yorgunluğu azaltıcı özelliği vardır.

Kivi

Son yıllarda ülkemizde de yetiştirilmeye başlanan kivi C vitamin deposudur. Bir adet kivide bulunan C vitamini günlük almamız gereken C vitamini ihtiyacımızdan çok daha fazladır. Bu yüzden günde bir adet kivi yediğimizde başka C vitamini almamıza gerek yoktur. Bunun yanında kivinin sağlık açısından daha birçok faydası vardır.

Kivi kolesterol seviyesini düşürür, kan basıncını ayarlayarak yüksek tansiyonu düşürür, göğüs kanserini önlemede faydalıdır, bağışıklık sistemini güçlendirir, kanı temizler, grip ve soğuk algınlığında tedavi edicidir.

İncir (Yemiş)

Çoğunlukla Ege ve Akdeniz' de yetişen incir, hem lezzetli bir meyve hem de sağlık açısından çok yararlı bir gıdadır. Hem taze hem de kuru tüketilen incir bağırsakları yumuşatarak kabızlığı giderir, sindirim sorunu olanlar için çok faydalıdır. Göğsü yumuşattığı için bronşit ve öksürük gibi sağlık problemlerinde balgam söktürerek rahatlatır. Vücuda enerji verir.

Öksürük İçin: İki su bardağı çiğ sütün içine iki tane kuru inciri doğrayıp sütü kaynatın. Yirmi dakika kadar bekletip süzün ve günde 2 defa bu sütten sıcak olarak için.

Üzüm

İdeal bir enerji kaynağı olan üzüm; özellikle bebeklerin gelişimi için çok faydalıdır. Sindirimi kolaylaştırır, kansızlığı giderir. Üzümde vücudumuzda en kolay parçalanan karbonhidratlar bulunduğundan yedikten çok kısa bir süre sonra yüksek enerji sağlar. Ayrıca antioksidan etkisi vardır.

Havuç

Havuçta bol miktarda A vitamini bulunur. Bu yüzden kalbe, damar sertliklerine, gözlere ve cilde oldukça faydalı bir meyve. Bunun yanında haşlayarak püre haline getirilip yenilen havuç taze havuçtan çok daha faydalı. Çünkü haşlanmış havuçta çok daha fazla anti kanserojen madde bulunuyor. Ayrıca Havuç beyin metabolizmasını canlandırdığı için hatırlama yeteneğini artırır.

Çilek

Çilek strese bire bir gelen bir meyvedir. Ayrıca sigaranın zararlı etkilerini büyük ölçüde azalttığı için çok sigara içiyorsanız veya çok sigara içilen ortamlarda bulunuyorsanız mutlaka çilek yiyin.

Elma

En çok tüketmemiz gereken meyvelerden biridir elma. Kalsiyum, C vitamini ve Demir yönünden zengindir. Kanı temizler, Cilde parlaklık ve güzellik verir, ağızdaki kokuları giderir, soğuk algınlığı ve öksürüğe iyi gelir, kolesterolü düşürür, yorgunluk ve uykusuzluğa iyi gelir.


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 7/7/2007 - LEKELERE SÜZME YOĞURT

Kategori: mevyalar
  • Bir çorba kaşığı süzme yoğurt,
  • bir tatlı kaşığı kabartma tozunu karıştırın ve temiz ciltte bir saat bekletin. Haftada bir gün yapın, sekiz haftada lekeleriniz yavaşça açılır.


  •  SUNA DUMANKAYA

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 7/7/2007 - SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI

Kategori: mevyalar
Bir kahve fincanı iyi zeytinyağına bir çorba kaşığı bira mayası, bir çay kaşığı biberiye yağı, yarım çay kaşığı kekik yağı karıştırıp bunu saç diplerinize sür. En az iki saat bekletip yıka. Uygulamayı haftada bir tekrarla.
SUNA DUMANKAYA

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 7/7/2007 - BRONZLAŞMAK İÇİN

Kategori: mevyalar
1 avuç karanfil
1 kahve fincanı Kakao yağı
1 litre susam yağı
Yapılışı : Rendelenmiş havuçları bir kavanoza koyup, üzerine karanfil ve susam yağı ilave edin. 2 hafta boyunca zaman zaman çalkalayarak güneşte bekletin. Sonra da süzerek elde ettiğiniz sıvıyı kullanın.Not :Eğer korumalı olmasını istiyorsanız karışıma 150 gram pudra ekleyin. Böylece en az 20 faktörlü bir krem elde etmiş olacaksınız....
BRONZLAŞMAK İÇİN II
Eşit miktarda ceviz yağı,
kakao yağı,
kayısı yağı
susam yağını karıştırıp,, cam şişede bir süre bekletin.Elde ettiğiniz karışımı vücudunuza uygulayın.Not : Çay demleyin ve demini cildinize losyon olarak kullanın.Remginizi koruduğunuzu farkedeceksiniz.
suna dumankaya

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


• 7/7/2007 - ÇİLLER İÇİN KULLANABİLECEGİNİZ DOĞAL YÖNTEMLER

Kategori: mevyalar
Limon suyu kanıtlanmış bir çil savaşçısıdır. Limonu cildinize doğrudan sürmeyin: limon suyunu parmak uçlarınızla cildinize yedirmeniz yeterli olacaktır.
- Sebze ve meyve maskeleri uygulayın. (kayısı, çilek, salatalık gibi)
- Taze krema maskesi uygulayın. Bu maskeyi uyguladıktan sonra tamamen temizlemeyin: ince, yumuşak bir kağıt mendil ile hafifçe sildikten sonra cildinize nemlendirici sürün.
- Maydanoz suyunu eşit miktarda limon ve portakal suyuyla karıştırarak nemlendirici kreminizden önce uygulayın. Çillerinizin kaybolmasına yardımcı olacaktır.
- C vitamini açısından zengin besinler tüketin. Böylece güneşe karşı cildinizi güçlendirmiş olursunuz.
SUNA DUMANKAYA

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


Hakkımda

Şifalı bitkiler , Doğa , enerji , şifa , hastahane , kabalık

Kategoriler

Arkadaşlar

ibretlik

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Blog RSS

Son Yorumlar

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:2
| Sonraki Sayfa