|
Doğa Gok yasaları
• 15/11/2007 - Bel fıtığı nedir?
Belimizde 5 adet
omur kemiği vardır.
Bu kemikler arasında
da disk adı verilen
kıkırdaklar bulunur.
Bel fıtığı, beldeki
omur kemikleri
arasında bulunan ve
adeta bir amortisör
gibi görev yapan bu
disklerin
fıtıklaşması sonucu
ortaya çıkan bir
rahatsızlıktır.
Fıtıklaşan yani
içerden dışarıya
doğru taşan disk
omurilik kanalı
içinden veya
kendisinin arka-yan
tarafından geçmekte
olan sinirleri
sıkıştırır ve
hastalık böylelikle
kendisini belli
eder.
Bel fıtığı nasıl
oluşur?
Ağır bir yükü
kaldırmak veya ters
bir hareket yapmak
gibi pek çok dış
faktörün yanında
kişiye ait faktörler
de bel fıtığının
oluşmasında önemli
rol oynarlar. Çünkü
öyle insan vardır ki
120 kg kaldırır, hiç
birşey olmaz; öylesi
de vardır ki 5 kg
kaldırır, bel fıtığı
olur.
Kişiye ait
faktörlerin başında
ise omur kemikleri
arasında bulunan ve
disk adı verilen
kıkırdaklardaki
dejenerasyon gelir.
Bu disklerin ihtiva
ettiği su oranı
çocukluk yaşlarından
itibaren yavaş yavaş
azalmaya başlar.
Buna disklerdeki
beslenme bozukluğu
ve mikro seviyedeki
değişiklikler ile
kimyasal
değişiklikler de
eşlik eder. Disk
zamanla
elastikiyetini
yitirir, artık
kuvvet aktarma ve
kuvveti çevre
dokularda dengeli
bir şekilde yayma
görevini yapamaz
olur. Mikro düzey de
bulunan çatlaklar
üzerine aşırı yük
binince veya kişi
yanlış bir hareket
yaptığında diskin
içindeki yumuşak
kısım etrafındaki
kapsülü kolayca
yırtarak dışarıya
doğru çıkar ve bel
fıtığı oluşur. Yani
zemin hazır olduktan
sonra bardağı
taşıran son bir
damla gerekmektedir
ki bu hafif bir
cismi kaldırmak ve
ya sadece öksürmek
de olabilir.
Bazı ailelerin tüm
fertlerinde kıkırdak
yapıdaki
dejenerasyon
nisbeten daha erken
yaşlarda olmakta,
dolayısıyla daha sık
ve kolay bel
fıtığına
yakalanmaktadırlar.
Oyle aileler vardır
ki dedesini,
babasını ve çeşitli
yakın akrabalarını
bel fıtığından
ameliyat etmişizdir.
Yani kıkırdak
yapıdaki
dejenerasyonun
genetik bir yönünün
olduğu da
söylenebilir.
Bel fıtığının
belirtileri
nelerdir?
Bel ve bacak ağrısı
en belirgin
şikayettir. Fakat
bazen bel veya bacak
ağrısından sadece
biri de bulunabilir.
Ağrıyla birlikte
bacaklar da uyuşma
ve hastalık
ilerledikçe kuvvet
kaybı da
görülebilir. Bazen
orta hattan omurilik
kanalına doğru
uzanarak sinirleri
sıkıştıran büyük bel
fıtıklarında idrar
ve büyük abdestini
tutamama veya
yapamama gibi
bozukluklar ile
bacaklarda felce
doğru gidiş ortaya
çıkabilir.
Hastalığın bu
derecede
ilerlemesine müsaade
edilmemeli,
zamanında müdahale
ile uygun bir tedavi
gerçekleştirilmelidir.
Bel fıtığında, bel
ve bacak ağrısı
yürümekle, iş
yapmakla ve ayakta
kalmakla, öksürmekle
artarken sert
yatakta yatmakla
azalabilir.
Bel f ıtığından
nasıl korunulabilir?
Diğer hastalıklarda
olduğu gibi bel
fıtığına da
yakalanmamak en
iyisidir. Yani
tedbirler hastalığa
yakalanmadan önce
alınmalıdır. Kişi
hiç bir zaman çok
ağır bir yükü
kaldırmamalı, bir
yük kaldıracaksa
mutlak surette
dizlerini kırarak o
cismi yerden almalı
ve o şekilde
kaldırrnalıdır. Yani
belden eğilerek
kaldırmamalıdır.
Hiçbir cismi
uzanarak
almamalıdır. Mesela
raftan kitap alırken
uzanmamalıdır.
Telefon bile çalsa,
uzanarak
almamalıdır. Daima
cisimlere
yaklaşarak, ara da
mesafe bırakmaksızın
almalıdır. Sağlıklı
iken bel ve karın
adalelerini
güçlendirici
egzersizler yapmak
yararlıdır. Bu
konuya aşağıda 50
tavsiye bölümünde
daha açık bir
şekilde değineceğiz.
Teşhis nasıl konur?
Bel ve bacak ağrısı
ile seyreden
hastalıklar çok
çeşitlidir. Yani bel
ve bacak ağrısı
bulunan her hastaya
"mutlaka bel
fıtığıdır" peşin
hükmü ile
yaklaşmamak gerekir.
Bel fıtığını taklit
eden daha pekçok
hastalık vardır.
Basit bir spor
yaralanmasından
romatizmaya,
enfeksiyon
hastalıklarından
kansere kadar birçok
hastalık bel ve/veya
bacak ağrısıyla
seyredebilir. Bu
nedenle öncelikle
teşhisin ne olduğu
net olarak ortaya
konmalıdır. Çünkü
tedavide başarıya
giden yol herşeyden
önce doğru teşhisten
geçer. Bunun için de
ilgili uzman hekime
müracaat etmek
gerekir. Hekim
hastanın
şikayetlerini
dinleyecek,
muayenesini yapacak
ve hastalığıyla
ilgili tüm tetkik ve
tahlilleri
yaptıracaktır.
Düz röntgen filmleri
bugün de değerini
korumakta olup,
ihmal edilmemelidir.
Ancak belden iğne
yapılıp içeriye
kontrast madde
verildikten sonra
film çekilmesi
tekniği (Myelografi)
giderek daha az
kullanılmaktadır.
Çünkü günümüzde
görüntüleme teknik
leri çok ilerlemiş
ve artık hastanın
belinden iğne
yapılmasına gerek
kalmayacak seviyeye
gelmiştir. Aslında
son yirmi yıl
içerisinde kullanım
alanına giren
noniyonik kontrast
maddeler iğne
tekniğinin yan
etkilerini oldukça
azaltmıştır. Fakat
buna rağmen bizzat
iğne tekniğinin
kendi yan etkileri
olabildiğinden
dolayı myelografiden
mümkün mertebe uzak
durmakta yarar
vardır. Bunun yeri
ne güçlü manyetik
rezonans cihazları
tercih edilmelidir.
Bel fıtığının teşhis
ve ayırıcı
teşhisisinde EMG
dediğimiz tetkik
yöntemi de
yararlıdır. Çünkü bu
yöntem ile hastada
bulunan
bozuklukların sinir
dokusuna mı, yoksa
kas dokusuna mı ait
olduğu ortaya
konabilmekte, diğer
hastalıkların bel
fıtığından ayırımı
yapılabilmektedir.
Bazen de bu teknik,
cerrahın ameliyat
kararını bile
etkileyebilmektedir.
Bel ve/veya bacak
ağrısı bulunan bir
hastada genellikle
bilgisayarlı
tomografi ve
manyetik rezonans
gibi ileri tetkik
yöntemlerine
başvurulur.
Ozellikle manyetik
rezonans görüntüleme
metodu teşhiste ve
ayırıcı teşhiste
büyük kolaylıklar
sağlar. Ayrıca
hastanın X-ışını
almaması ve çeşitli
planlarda mevcut
olan üstün
görüntüleme yeteneği
manyetik rezonansı
son yıllarda giderek
daha da öne
çıkarmaktadır.
Neticede; yapılan
muayene, tetkik ve
tahliller sonucunda
hastanın bel fıtığı
olup olmadığı, bel
fıtığı ise hangi
safhada olduğu net
olarak ortaya
konacaktır. Yani bel
fıtığı teşhisinin
konmuş olması
yeterli değildir.
Hastalığın hangi
safhada olduğunu da
tesbit etmek
gerekir. Çünkü
tedavinin şekli buna
göre değişecektir.
|
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!
|
|
|
|
Hakkımda
Şifalı bitkiler , Doğa , enerji , şifa , hastahane , kabalık |
|